EVS - Februar 2020

Dieser Artikel ist dreisprachig.
This article is bilingual.
Bu yazı üç dilde yazılmıştır.

Februar: Halbzeit

Der Februar ist Ende und Neubeginn zugleich. Das erste Semester ist abgeschlossen - die Hälfte meines Einsatzes in der Freien Schule Linz liegt hinter mir. Die Zeit war voller Freude, Glück, Lernen… Beim Reflektieren dieser sechs Monate, möchte ich diese in dreimal zwei Monate einteilen:
Die ersten beiden waren geprägt vom Beobachten – dem Bemühen die Schule, Kinder, Familien und LernbegleiterInnen kennenzulernen. Auch die pädagogische Herangehensweise und die Haltung der Schule waren mir sehr fremd; anfangs war es schwer, die Grundlagen zu verstehen. Nach einiger Zeit erkannte ich dann die Philosophie hinter dem Ansatz, den ich sehr spannend finde!
In den folgenden zwei Monaten, versuchte ich Aktivitäten anzubieten, von denen ich glaubte, sie bewältigen zu können, und die mir für die Kinder angemessen schienen. Die Durchführung war für mich aufgrund der sprachlichen Schwierigkeiten und meiner mangelnden Erfahrung sehr herausfordernd. Aber mit Hilfe der LernbegleiterInnen schaffte ich es.
Im letzten Drittel versuchte ich dann, mich selbst herauszufordern und etwas Neues für mich und die Kinder zu schaffen. Diese Angebote haben sich viel mehr bewährt als die anderen. Ich habe bemerkt, dass ich mich in einigen Bereichen weiterentwickelt habe.
Im Februar bot ich verschiedene Koch- und Back-Aktivitäten an. Ich habe versucht den Kindern mit türkischen Spezialitäten zumindest Teile meiner Kultur näherzubringen. Diese Angebote waren kulinarisch ertragreich und voll Freude für uns alle. Kochen und Backen sind eine der besten Möglichkeiten für Kinder, Arbeitsvorgänge zu planen, umzusetzen und ihr mathematisches und räumliches Denken sowie ihre motorischen Fähigkeiten weiterzuentwickeln.

Ich kann hier im Schulalltag viele Einstellungen und Verhaltensweisen von Kindern beobachten, was ich sehr interessant finde. Auf der Universität lernen wir von Gruppenverhalten, Gehorsamkeit, Führung, Aggression uvm. Diese Phänomene konnte ich zu verschiedenen Zeitpunkten auch hier wahrnehmen. Zum Beispiel gibt es eine Gruppe von Kindern - zwei Jungen und zwei Mädchen, welche sehr eng verbunden sind: sie spielen miteinander, essen gemeinsam, sie gehen sogar zusammen zur Toilette. Wenn man sie beobachtet, kann man das innere Gefüge der Gruppe erkennen. Einer von ihnen ist meist viel dominanter als die anderen und dann quasi der Anführer. Manchmal hilft es der Gruppe, dass einer die Leitung übernimmt, manchmal macht dies alles schlimmer. In solchen Fällen ist die genaue Beobachtung und achtsame Begleitung seitens des Erwachsenen so wichtig. Man muss die Beziehung, Kommunikation und Hierarchie erkennen und dementsprechend handeln. Wenn man das Buch „The Lord of the Flies“ von Willian Golding liest, erkennt man, dass Kinder keine unausgereifte Form des Menschen sind – sie sind vollwertige Menschen und mit allen menschlichen Fähigkeiten ausgestattet.

Wir haben eine Angebotsreihe, in der jeden Monat ein anderes Land vorgestellt wird; bis jetzt hatten wir Österreich, Türkei und Griechenland durchgenommen. Diesen Monat präsentierten Emilia und Cristian, ein Elternpaar der Schule, ihr Herkunftsland Rumänien. Sie haben traditionelle rumänische Kleidung getragen, einen typisch-rumänischen Kuchen mitgebracht und hatten verschiedenste andere Materialien mit dabei um ihr Land vorzustellen. Es war faszinierend und lustig! Viele Kinder nutzten dieses Angebot. Genau solche Erfahrungen helfen uns dabei, verschiedenste Kulturen kennenzulernen und Vorurteile zu verringern.

Wie immer gab es auch Angebote in Deutsch, Englisch, Mathematik, Geschichte, Kreatives Gestalten, Märchenerzählen, Schwimmen, Eislaufen und noch vieles mehr.

Muhammed Refik Tekeli

 

February: MidWay

February is an end and a new beginning for us. We reached half of the school year, and it means I finished half of my mission in Freie Schule Linz. It was full of joy, happiness, learning... I need to evaluate the last six months. I can divide these six months into three periods. The first two months were full of observation, a big struggle to get to know the school, children, families, teachers, etc. And also, the educational approach of Freie Schule Linz was so far away from mine; it was tough to recognize its essentials. After some time, I understood the philosophy behind the approach, which is so exciting to me. Then for the next two months, I tried to offer activities that I believed I could handle and that the children could contribute to in any way. The application of these activities was challenging to me with the difficulties in language and lack of experience. But with the help of teachers, it was fine. For the last two months, I tried to challenge myself to create something new for me and something helpful for the children. Those activities were much more successful than others. Then I realized I improved myself in some areas.  

I had some cooking/ baking activities this month. I tried to introduce at least some parts of Turkish culture with some Turkish specialties. These activities were fruitful and joyful for all of us. Cooking and baking are some of the best events to let children recognize the process and to improve their mathematical, spatial reasoning and excellent motor skills.  

I can observe many attitudes and behaviors of children, which is interesting. At university, we study group behaviors, obedience, leadership, aggression, etc. I observed these phenomena at different times. For example, you can see a group of children, including two boys and two girls who have a close friendship. They play together; they eat together; they even go to the toilet along. When you observe them, you will realize their internal structure. One of them, most of the time, one of the boys, is much more dominant than the others, and he or she is the leader. Sometimes this leadership helps them but sometimes makes everything worse. In that case, the observation from the teacher’s side is so important. You need to recognize the relation, communication, and hierarchy between them. You need to assess and act accordingly. If you read the book “The Lord of the Flies” written by William Golding, you can see children are not an immature type of human, they are human, and they are capable of everything.  

We had a country presentation series, we have done Austria, Turkey, and Greece before. This month, dear Emilia and Cristian, one of our parent couples, made a presentation about their homecountry: Romania. They wore traditional Romanian clothes, brought traditional Romanian cake, and they had many materials to introduce their country. It was fascinating and fun, and many children attended this offer. Experiences help us to get to know different cultures and to reduce prejudice. 

As regular, we had some offers such as German, English, Maths, History, creative handcrafting, storytelling, swimming, ice-skating, etc.  

Muhammed Refik Tekeli 

Şubat: Yolun Yarısı

Şubat bizim için bir son ve yeni bir başlangıç. Öğretim yılının yarısına ulaştık ve bu da görevimin yarısını Freie Schule Linz'de bitirdiğim anlamına geliyor. Sevinç, mutluluk, öğrenme ile dolu altı ay... Son altı ayı üç ayrı bölümde değerlendirmem gerekiyor. İlk iki ay okulu, çocukları, aileleri, öğretmenleri vb. tanımak için büyük bir mücadele verdiğim gözlemler ile doluydu. Ayrıca Freie Schule Linz'deki eğitim yaklaşımı bana çok uzaktı, esaslarını tanımak zordu. Bir süre sonra, yaklaşımın arkasındaki, benim için çok heyecan verici olan felsefeyi anladım. Sonraki iki ay boyunca, çocuklara herhangi bir şekilde başa çıkabileceğime ve onlara katkıda bulunabileceğime inandığım etkinlikler sunmaya çalıştım. Bu etkinliklerin uygulanması beni Almanca iletişim sorunları ve deneyim eksikliğiyle sebebiyle gayet zorladı. Ancak öğretmenlerin yardımıyla durumu iyi götürdüğümü düşünüyorum. Son iki aydır, kendim ve çocuklar için faydalı bir şeyler yapmak amacıyla birçok teklif sunmaya çalıştım. Bu faaliyetler ilk aylardakilere nazaran çok daha başarılıydı. Aynı zamanda bu süreçte birçok alanda kendimi geliştirdiğimi, çocuklarla aramda bir bağ oluştuğunu gördüm. Bu da beni bir şeyler yapmaya teşvik etti. 

Bu ay okulda çocuklarla birlikte hamur işi ve yemek etkinlikleri yaptım. Türk kültürünü Türk lezzetleri vasıtasıyla bazı yönleriyle çocuklara tanıtmaya çalıştım. Bu faaliyetler hepimiz için verimli ve neşeliydi. Pişirme, fırınlama ve tarife uygun karışım hazırlama, çocukların süreç odaklı öğrenmeyi tanıtmakta, matematiksel, uzamsal akıl yürütmelerine yardımcı olmakta ve ince motor becerilerini geliştirmelerine izin vermektedir.  

Bu deneyimde baştanbaşa, çocukların birçok tutum ve davranışlarını gözlemleyebildim ki bu benim için gayet ilginç oldu. Üniversitede grup davranışları, itaat, liderlik, saldırganlık vb. konularda birçok ayrı derste eğitimler aldık. Ancak doğal olarak bu fenomenleri gözlemleme fırsatı bulamadık. Ancak okulda çocukları gözlemlemek çok güzel bir fırsattı benim için. Örneğin, okulda, birbirlerine yapışmış şekilde hareket eden, iki erkek ve iki kızdan oluşan, bir grup çocuk görebilirsiniz. Birlikte oynuyorlar; birlikte yemek yiyorlar; hatta tuvalete bile birlikte gidiyorlar. Onları gözlemlediğinizde, gruplarının içyapısını ve dinamizmini fark edeceksiniz. Gözlemlediğim fenomenlerin ilki baskınlık ve itaattir. Bu grupta erkek çocuklarından birisi ki bu gruplar karma ise genelde bir erkek çocuğu baskın karakter oluyor, umursamaz, önemsemez ve alaycı tavrıyla diğerlerinin lideri konumunda görülüyordu. Bazen bu liderlik onlara yardımcı olabileceği gibi bazen de her şeyi daha da kötüleştirebiliyor. Bu durumda, öğretmen tarafından yapılan gözlem çok önemlidir. Çocukların iyiliği için çocukların aralarındaki ilişki, iletişim ve hiyerarşiyi iyi tanımanız gerekir. Değerlendirmeniz ve buna göre hareket etmeniz gerekir ki çocukların arasındaki bu ilişkiler birbirini baskılama konumuna geçmesin. William Golding'in yazdığı “Sineklerin Tanrısı” kitabını okursanız, çocukların olgunlaşmamış bir insan türü olmadığını, insan olduğunu ve her şeyi yapabildiklerini görebilirsiniz. 

Geçtiğimiz aylar içerisinde bir ülke tanıtımı serisi başlatmıştık; daha önce Avusturya, Türkiye ve Yunanistan yapmıştık. Bu ay, sevgili Emilia ve Cristian, ebeveynlerimizden bir çift, memleketleri hakkında bir sunum yaptı: Romanya. Geleneksel Romen kıyafetleri giydiler, geleneksel Romen pastası getirdiler ve ülkelerini tanıtmak için birçok materyalleri de unutmadılar. Büyüleyici ve eğlenceliydi; son zamanların en çok katılımlı etkinliği oldu diyebiliriz. Bu ve bunun gibi deneyimler, farklı kültürleri tanımamıza ve onlara karşı olan önyargılarımızı azaltmamıza yardımcı olur. Bu sebeple bu gibi etkinliklere önem vermekteyiz.  

Yine bu ay içerisinde düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz Almanca, İngilizce, matematik, tarih, yaratıcı el işi, hikâye anlatımı, yüzme, buz pateni vb. gibi aktivitelerimiz devam ediyordu.  

Muhammed Refik Tekeli 

Muhammed ist unsere Freiwillige Helfer/ Volunteer im Schuljahr 2019/2020.

Erasmus+ Dieses Projekt wurde mit Unterstützung der Europäischen Kommission finanziert. Die Verantwortung für den Inhalt dieser Veröffentlichung trägt allein der Verfasser/die Verfasserin; die Kommission haftet nicht für die weitere Verwendung der darin enthaltenen Angaben.

Zurück